TESPİH
BÖCEKLERİ ( ISOPODA )
Bodrumlarda
ağaç kabukları altında rutubetli yerlerde yaşar,
tebih böceği kendisini küre şekline
getirebilir.Uzunluğu 2 cm kadardır.Rutubetli ve
sebze artığı olan her türlü yerde yaşar,tesbih
böceği mahzen çatı ve bodrum gibi yerleri severler.
Saksı bitkilerine zarar verirler
KARASİNEK
Bu
zararlılar ev sineği (musca domestica) olarak
bilinirler.Diptera (çift kanatlılar ) muscidae
ailesindendirler. Yerleşim yerlerinde ve hemen hemen
her yerinde bulunurlar.Çöpler ve çürümekte olan
organik atıklarla beslenirler.Ağız yapıları
sokma-ısırma niteliği taşımadığı için yalayıcı-emici
özellikte gelişmiştir.Bu nedenle insan ve memelileri
sokmamakla birlikte bacakları ve vücutları aracılığı
ile binlerce hatta milyonlarca zararlı madde ve
mikroorganizmayı insanların yiyecek içeceklerine
bulaştırmak suretiyle birçok hastalığın taşınmasında
önemli rol oynarlar kara sinek ,tahta
kurusu,akrep,hamam böceği,bit pire gibi ilaca
dayanıklı değildir.
TATARCIKLAR
Diptera (çift kanatlılar) takımının "phlebotamidae"
ailesindendirler.Tüm sıcak ülkeler ve Akdeniz
ikliminde bol miktarda bulunurlar sadece dişi
cinslerinin kan emdiği bu sineklerin erişkinleri
sivrisineği andırırlar.İyi uçucu olmadıklarından
dolayı üredikleri alandan fazla
uzaklaşamazlar.Çoğunlukla gündüzleri kuytu yerlerde
saklanarak geceleri ortaya çıkar ve soktukları yerde
şiddetli ağrı,kızarma ve kaşıntıya neden
olurlar.Tatarcıkların dişileri genelde birkez
yumurtlar ve ölürler.Ancak bu evrimi birkaç kez
yenileyeni de vardır.Yumurta ve larvalar ya sulu
organik atıklarda yada bataklılarda gelişirler.Şark
çıbanı,kala-azar ve tatarcık humması gibi
hastalıkların insanlara taşınmasında aktif rol
oynarlar.
SİVRİSİNEK
(CULEX)
Bu cins
sivrisinekler "Virüs Ansefaliti" ve sıcak bölgelerde
görülen "filariasis" hastalıklarının
taşıyıcılarıdır. sivrisinekİstirahat halindeyken
gövdeleri dinlenme yüzeyine paralel ,hortumları
aşağı yönde eğiktir.Kanatları tek renktir.Temiz yada
kirli tüm tatlı sulara yumurta bırakırlar.Yumurtalar
kümeler halinde yüzerler.Larvaları su yüzeyinde 45
derecelik bir açı ile baş aşağı olarak
asılırlar.Yaşam siklusları 10-14 gündür sivri
sineler ısla nemli ortamı severler sivri sinekler
genelde toplu olarak görülürler.
SİVRİSİNEK (
ANOPHELES)
Sıtma
(Malaria) sivrisineği olarak da tanınan bu
zararlılar istirahat halinde iken gövdeleri ve
hortumları aynı düz çizgi üzerinde ancak dinlenme
düzeyine değişebilen açılarda eğik olarak
dururlar.Kanatları beneklidir. Sivri
sinekYumurtalarını bitki örtüsü ve atık bakımından
zengin sulara tek tek bırakırlar. Sivri sinekler
Larvaları su düzeyine paralel dururlar.Yaşam
siklusları 18 günden başlar ve ortamın sıcaklığına
bağlı olarak haftalarca sürebilir.
SİVRİSİNEK (AEDES)
Bu cinsler
sarı hummat (Yellow Fever),deng ve ansefalit
hastalıklarının taşıyıcılarıdır.İstirahat
halindeyken gövdeleri dinlenme düzeyine
paralel,hortumları eğik durumdadır.Culex cinsinden
göğüslerindeki gümüş rengi pullar ve karın
uçlarındaki dikenli solunum deliği ile
ayrılırlar.Ayrıca dişilerinde kuyruk duyargası
bulunur.Yumurtalarını yağmur birikimlerine veya
tuzlu su içeren bataklıklara bırakırlar.Bu
yumurtalar diğer cinslerden farklı olarak kuraklığa
uzun süre dayanabilir.Larvaları kısa tombul olup su
yüzeyi ile 45 derecelik bir açı ile asılı
dururlar.Yaşam siklusları ortalama 10 gündür.
GÜVE (
LAPİDOPTERA:TINEIDEA )
Kelebeğin
vücudu ve kanatları homojen olarak parlak altın
renginde,kanat açıklığı 13 mm,olgun larva 13 mm
dir.Dişi kelebek yumurtalarını gıda ortamına
yapıştırarak tutturular.Larvalar kendilerine bir
kokon örerek içerisinde beslenirler.Gıda bitince
tekrar bir tüp daha örerek orada beslenmeye devam
ederler.Bu tüpler elbiselerin yaka altı,dikiş
araları,koltuk altı vb. yerlerde bulunur ağların
varlığı ile içerisinde güve olduğu
anlaşılmaktadır.Larvalar yün,ipek,kürk,deri gibi
materyalleri mobilya döşemelerini yiyerek önemli
zararlara neden olurlar.Uygun olmayan ortamda kokon
içerisinde 8-24 ay dormant halde kalabilirler.Uygun
koşullarda larva dönemi 30-35 günde tamamlanır.Pupa
dönemi yazın 8-10 gün, kışın 21-28 gün
sürer.Isıtılan binalarda yılda 3-4 döl,
ısıtılmayanlarda 1 döl verir.
YABAN
ARILARI
Yaban arıları ısırmaları ve insanlarda alerjik
reaksiyonlara neden olarak zarar verirler.Yaban
arıları ağaç dallarında ve fundalıklarda binaların
tavan aralarında veya yer altında yuva yaparlar.
Yaban arıları ile mücadelede bu hayvanları çekici
yiyeceklerin ve su birikintilerinin ortadan
kaldırılması önemlidir.Mekanik olarak tuzaklar
içerisine çekici yemler konarak arıların buraya
girmesi sağlanır ve girdikleri zaman
çıkamazlar.Kimyasal mücadelede yuvaları direk
ilaçlanır.İlaçlamanın; yaban arılarının içeride
bulunduğu zaman yapılması çok önemlidir.
AKREPLER
Kıskaçları
ve uzun kuyrukları ile kolaylıkla
tanınabilirler.Akrepler kızdırıldığı zaman zehirli
iğnelerini insanlara batırırlar.Akrepler geceleri
hareket eder gündüzleri ise taşların altında,ağaç
kovuklarında,molozlarda,tavan aralarında ve evlerin
alt kısımlarında saklanır.Akrepler
böcek,örümcek,kırkayak ve kara tespih böcekleriyle
beslenirler.Çoğunlukla karnivordur,pek azı bitki öz
suyu ile beslenirler.akreplerin Bazıları bir yıl
kadar açlığa dayandıkları tespit edilmiştir.Kurak
yerler de ve özellikle sıcak bölgelerde bulunurlar.
Akreplerin birçoğu toprakta derinlere iner ve yuva
yaparlar. Akreplerin vücutları oransal olarak büyük
olmalarına rağmen yassı yapılarından dolayı dar
aralıklardan geçebilirler.Akrepler yumurtlamaz,
bunun yerine canlı yavrular doğururlar;yavru
doğumdan sonra bir süre annenin sırtında taşınır.
Mücadelede saklandıkları alanın yok edilmesi büyük
önem taşır.Pestisitlerin akreplerin sakladığı
klozetler,boru giriş yerleri,tavan araları,bodrum
katları gibi yerler,dışarıda taş yığınları ve
odunluklar ilaçlanmalıdır.Ayrıca akrep sokmalarından
korunmak için yatarken tavandan düşmelere karşı
cibinlik kullanılabilir.Akrepler bahçeli evlerde
villalarda da görülür .Akrepler merdivenlerden ve
aydınlatma böşlukların dan en üst daireye bile
tırmanabilir,
KARINCALAR
Sosyal
yaşayan,yapıları ve görevleri ile farklı sınıflardan
topluluk oluştururlar.En kalabalık olan sınıf işçi
kısmıdır.İşçilerin eşeysel organları
körelmiştir.Besin sağlama, yuva yapma,savunma ve
yavru bakımı gibi işlevleri yerine
getirirler.Kraliçenin ise eşeysel organları oldukça
gelişmiştir.Sadece yumurta bırakırlar.Çiftleşme
döneminde kanatlı olmaları ile işçilerden
ayrılırlar. Karıncaların bazıları 15-20 yıl
yaşamaktadırlar.Erkekler; işçi ve kraliçeden
belirgin olarak ince yapılı karınca olmaları ile
ayrılır.Kanatlarını atmazlar,karıncalar çiftleşmeden
hemen sonra yuvadan uzaklaşan erkekler birkaç gün
içerisinde ölürler.Kraliçe ilk yumurtalarını martta
bırakmaya başlar ve ilk yumurtadan kanatlı eşeysel
bireyler oluşur.karıcalar eylülde yumurta bırakma
durur.
Bir çok tür besin depo eder ve özellikle tahıl
tanelerini yuvalarına taşırlar.Evlerde istenmeyen
görüntüler oluşturdukları için mücadele
yapılmalıdır.Mücadelede yuvalarının tahrip
edilmesi,kraliçenin bulunması ve elimine
edilmesidir.Karıncalar kış süresince görüldükleri
takdirde, iç mekanlarda yuva yaptıkları
düşünülmelidir.Yazın dış mekanlarda yuva yapmayı
tercih ederler.Kimyasal olarak; halk sağlığı
alanında kullanılan Sağlık Bakanlığından ruhsatlı
insektisitlerin kullanılması tavsiye edilmektedir.
GÜMÜŞ BÖCEĞİ
Vücut 7-10
mm. Erginin üst kısmı gümüş renkte pulcuklarla
kaplıdır.Yumurtadan yeni çıkmış yavrular beyaz
renktedir.Bir dişi gümüş böceği 100 kadar yumurta
bırakır,hayat devresi bir yılda tamamlanır, gümüş
böcek böceklerinin erginleri 2-3 yıl yaşar.Un
fabrikaları ve depoları,kütüphane,ev ve kağıt
depolarında sık rastlanan böceklerdir. Gümüş
böcekleri nemli sıcak ve loş yerleri
severler,şekerli ,unlu maddelerle,kağıt ve kağıt
ürünleriyle beslenirler.Pamuk,naylon,kitap
ciltleri,duvar kağıtları,nişastalı materyallerle
beslenirler.
Raflar,dolapların arka kısımları,su borusu geçen
yerler,klozet,kapı ve pencere çevresi,kağıt materyal
bulunan odalar özellikle ilaçlanmalıdır.
YILANLAR (
REPTILIA )
Genel olarak
fare gibi kemiricilerle, küçük sürüngenlerle,
kertenkelelerle ve böceklerle
beslenirler.Kemiricilerle beslendikleri için
yararlıdırlar.Çok hızlı hareket edebilirler ve
ağaçlara da tırmanabilirler.Gündüzleri aktiflik
gösterirler.Ekim'le Nisan ayı arasında kış uykusuna
yatarlar.Haziran ve Temmuz aylarında yumurtlamaya
başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 10
kadar yumurta bırakabilirler.
Kuru yerlerde, çalılık ve taşlık alanlarda
yaşarlar.Tarlalarda,bahçelerde ve ev yakınlarında
görülürler.Bitki örtüsünün seyrek olduğu,kurak
yerlerdeki taşlık ve çalılık yerlerde,evlerin
yakınında,tavan aralarında yaşarlar.Toprak evlerin
çatılarında da görülürler.
Zararlarından fazla bahsetmeye gerek yok.Rahatsız
edildiklerinde yada kendilerini korumak için
saldırabilirler.Mücadelesinde yaşam alanları yok
edilmelidir.
ÖRÜMCEKLER (
ARACHNIDA )
Ev
içerisinde köşelerde ve sundurmalarda göz zevkini
ağlar örerler,örümcek ağlarının şekilleri türlere
göre değişir.Bazı zehirli türler dışında bir zararı
yoktur.Latrodectus mactans (Kara dul örümceği)
zehirli türdür.Örümcek ağları sürekli
temizlenmeli,ayrıca mayıs ayına kadar yapılacak
birkaç ilaçlama ile popülasyon önemli ölçüde
düşürülebilir.örümcekten kurtulmak için periyodik
ilaçlama yapılması gerekir.
KULAĞA KAÇAN
Genelde nemli ve yağmurlu zamanlarda evlere akın
ederler.Bilinenin aksine zararsızdırlar. Kulağa
kaçan ev duvarlarındaki çatlak ve yarıklardan,yürüme
yolları ve garajdan,etraftaki sarmaşık tipi
bitkilerden içeri girmektedir. Kulağa kaçan
kurtulmak için ev etrafındaki bitki atıkları,taş
yığınları gibi rutubet oluşturacak alanlar imha
edilmelidir.
SALYANGOZ
Sularda ve
nemli çayırlarda yaşayan, değişik ebat ve şekillerde
çok değişik türleri vardır. Kabuklu bir türdür.
Gezdikleri yerlere sıvılarını bulaştırır. Bitkileri
yiyerek yaşamları sürdürürler. Küçük türleri çoğu
kez bahçelerde süs bitkilerini sararak
kurumasınasebebiyet verirler.
İnsan barsaklarında yaşayan ve halk arasında barsak
kurtları adı verilen ve çok çeşidi olan bu
canlıların bazılarına ara konakçılık yaparak
insanlara yayılmasında rol oynarlar.
Bahçe ve çimenlik alanlarda özel yem şeklinde
hazırlanmış mollusisit grubu ilaçları atmak sureti
ile kolayca mücadele etmek mümkündür.
KIRKAYAK
Genel olarak
kırk ayak katlarda,balkonlarda,bodrumlarda,rutubetli
ortamlarda,yaprakların altında ve gübrelik alanlarda
yaşarlar.Boyları 3 ile 7 cm arasında
değişmektedir.Sıcak,nemli ve saklanabilecekleri
yerleri tercih ederler. Kırk ayakların Yumurtadan
çıktıktan sonra ergin hale gelmeleri 75 -150 gün
arasında değişmektedir.
İç ve dış alanlarda yuvaları,yaşam alanları tespit
edilmeli ve periyodik olarak ilaçlama yapılmalıdır.
ÇEKİRGE
Boyları 2,5
- 3,5 cm arasında değişen siyah veya kahverengi olan
çekirgelerin kalın.köşeli gövdesi ve zıplamasını
sağlayan uzun bacakları vardır.Genellikle dış
alanlarda yaşayan çekirgeler;beslenme ve sığınma
amaçlı olarak iç alanlarada girmektedirler.Işık
tarafından çekilebilen çekirgeler; açık
camlardan,bina duvarlarındaki çatlak ver deliklerden
bina içerisine girerler.Özellikle kirli giysilere
beslenme amaçlı zarar verdikleri bilinmektedir.Yaşam
alanları; ekili araziler,ağaçlık alanlar,bina
yakınlarındaki uzun otlar ve sarmaşık gibi yoğun
bitkiler arası , keresteler ve taş yığınlarıdır.
Çekirgelerle mücadelede önemli noktalardan birisi
bina yakınlarındaki yaşam alanları yok edilmesi ve
ilaçlanmasıdır.
AĞAÇ
KURDU
Eski tahta
eşyalara,ağaç pencere,kapı,mobilyalara yerleşerek
delikler açarak ilerlerler.Büyük toplu iğne başı
büyüklüğündeki ağaç kurtları genellikle
kahverengidirler.Kemirdikleri ağaçların tozları
dökülür ve ölen ağaç kurtları mobilyaların altına
düşer.Mobilyaların iç aksamında yuvalanırlar.
Profesyonel haşere kontrol servisimiz özel formülasyonlar kullanılarak yok edebilmektedir.
Profesyonel olmayan haşere kontrol servislerinin
kullandığı ilaçlarla ağaç kurdu ve tahta kurdu gibi
haşerelerden kurtulmak imkansızdır.
ÇİYAN
3-10 cm
arası büyüklükte 2-8 mm eninde yassı gövdesinde 17
çift anteni bulunan zehirli bir haşeredir.Evlerin
loş,nemli ve karanlık bölgelerinde,taşların altında
ve karanlık yerlerde yaşarlar.Geceleri böcek ve
solucanlar ile beslenirler ve insanlara
saldırmazlar.Terlik ve ayakkabı giyerken veya çıplak
ayakla dolaşırken sokabilirler.Isırdıkları yerde
koyu renkli iki adet iz görülür ve örümcekteki gibi
zehirlenme belirtileri görülür.
Isırdıkları yer hemen temizlenmeli gerekirse biraz
kanatılmalı ve hemen bir sağlık kurumuna
başvurulmalıdır.
EV
FARESİ ( Mus musculus )
Çok küçük ev
faresi 3 cm civarındadırlar ve fındık faresi olarak
ta anılırlar, renkleri genelde gridir,fındık feresi
büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları
vardır.fındık farelerinin Pislikleri siyah pirinç
büyüklüğünde ve ovaldir.fındık faresi Pisliğini
etrafa saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın oyuk
ve boşluklarda yapar, ev ve iş yerlerine yerleşir
daha çok bodrum çatı ve insanın yaşadığı ortamlarda
daha çök görülür çok iyi tırmanıcı ve
sıçrayıcıdırlar. Çok çabuk ürerler, fındık fareleri
gebelikleri 18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8
arası yavru yaparlar. Yılda 5-10 döl verir. Çok
güçlü koku duyuları vardır. Yetişkin bir ev faresi
0.5 cm delikten geçer ve 4 metre yüksekten
atlayabilir.
LAĞIM FARESİ
(Rattus nor vegicus)
Ergin lağım
faresi kuyruğu hariç 18-25 cm boyunda ve 200-600 gr
ağırlığındadır. Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere
sahip,lağım fareleri kaba tüyleri kahverengi siyah
karın bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım
fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların
bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında
ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında,
çöp yığınları ve beton altında yuva yaparlar. Ergin
lağım farelerinin dışkıları iki ucu küt kapsül
şeklinde ve 20 mm kadar uzunlukta olabilir. 2-5 ayda
ergin hale gelir, bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3
hafta sürer.lağım fareleri Bir keresinde 7-8 yavru
doğurur ve yılda 3-6 döl verebilirler. Güçlü koku ve
işitme duyularına sahiptirler. 12 mm den büyük
aralıktan kolayca geçebilir, 15 metre yükseklikten
atlayabilirler. Kemirmeyi severler ve en çok
elektrik kablolarını kemirdiği için de sık sık
yangınlara sebep olurlar.
ÇATI FARESİ
(Rattus rattus )
Ergin çatı
faresi, kuyruğu hariç 16-21 cm boyunda ve 80-300 gr
ağırlığındadır. Sivri burunu, iri kulak ve gözleri
olup, kahverengi veya siyah tüylere sahiptir,çatı
fareleri çok iyi tırmanıcıdırlar. Bina içleri ve
altında, çatısında, çöp ve odun yığınları içinde
yaşarlar. Erginlerin dışkıları lağım faresinin
dışkısı gibi fakat sivri uçludur. Çatı fareleri 4
ayda ergin hale gelir ve 12 ay yaşarlar.çatı
fareleri Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve yılda 6
döl verebilirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca
geçebilirler.
"Fareler Leptospirosis, Selmonella, Brucellosis,
Kuduz ve Şap gibi bir çok hastalığı yayarak büyük
tehlike teşkil ederler." |